Kızım kreşte ikinci yılına girdi, oğlumsa ilkokula başladı… Her akşam oğlum Kaan ile birlikte ders çalışıyoruz. Küçük bir insanın günden güne yeni harfler, sözcükler öğrendiğini görmek, kendi başına okuyup yazmaya başladığına ilk elden an be an tanıklık etmek sıradışı bir deneyim. Belki de çocuk bizimki olduğu için böyle hissediyorumdur.

Geliştirici olarak 20. yılımı doldurmama çok az kaldı; şimdiye kadarki profesyonel yaşamımın önemli bir kısmı şu an çalıştığım şirkette geçtiyse de 15 yıl önce birisi çıkıp bunun böyle olacağını söylese gülüp geçerdim sanırım.

Uzun bir süre aynı yerde çalışınca, uğraştığınız işlerin hem niceliği artıyor hem de çeşitliliği. Aynı gün içinde seri bağlantı noktaları üzerinden haberleşen cihaz otomasyonları için çeviri arabirimleri kodlayabildiğim gibi veritabanı sorguları yazıp e-ticaret sitelerindeki ürün kataloglarını farklı biçimlere aktaran zamanlanmış görevler hazırlayabiliyor ve elektronik fatura için kural betikleriyle birlikte paketlenen dönüşüm şablonları tasarlayabiliyorum. Bunlarla yetinmeyip PhoneGap, Electron, Logo Apps, Azure servisleri gibi birbirinden farklı teknolojilere ve bolca farklı uygulama programlama arayüzüne el attığım da oldu. Yeri geldi, web tarayıcıları için eklenti bile geliştirdim.

Okurken yoruldunuz değil mi?

Biraz daha keyifli konulardan bahsedelim öyleyse…

Kurban Bayramı’ndan bu yana pesketaryanım. Pesketeryanlık, vejeteryanlığa benziyor; farkı, deniz ürünlerini tüketebiliyor olmak. Pesketeryan olma kararını alırken, karada yaşayan hayvanların herhangi bir konuda denizdekilerden üstün olduğuna ya da deniz canlılarının “yemek” haline getirilirken daha az acı çektiğine ilişkin bulguları göz önünde bulundurmadım pek. Amacım sadece yeteri kadar B12 vitamini aldığımdan emin olmaktı. B12 gereksinimimi vitamin haplarından ya da besin takviyelerinden karşılamak yerine balık yemeyi tercih ediyorum. Her önüme gelen deniz ürününü de tüketmiyorum tabii, tabağımda yalnızca ton balığı, somon ve uskumruya yer var. Yani tüketimimi folik asit ve protein yönünden zengin bir diyet doğrultusunda, birkaç balık türüyle sınırlandırmış durumdayım.

Bu yılın başında kendime, 2017 yılı boyunca en az 100 kitap okuma hedefi koymuştum. Okumakta olduğunuz yazıyı hazırladığım sırada 93 kitabı geride bırakmışım. Bunların benim için önemli sayılabilecek bir kısmını e-kitap biçiminde okudum. Bitirdiğim kitapların listesine şuradan ulaşabilirsiniz:

https://www.goodreads.com/user_challenges/7724022

Blogu sık sık güncellemeyi planlıyorum. Olabildiğince kısa tutmaya çalışacağım yazılar çoğunlukla kişisel konularla ilgili olacak, günlük yaşamımdan, düşüncelerimden ve fikirlerimden belli belirsiz izler taşıyacak. Buraya kadar okuduysanız, şunu da bilmenizde yarar görüyorum: Derdimi kısa cümlelerle anlatmayı pek beceremem ama bu, blogda okuyacağınız en uzun yazı bile olabilir.

Sosyal ağlar üzerinden iletişime ve etkileşime açığım. Sosyal medya hesaplarıma sayfanın alt kısmındaki bağlantıları kullanarak ulaşabilirsiniz. Ayrıca blogdaki bütün yazılar yorumlarınızı bekliyor olacak; yazılarımla ilgili mantık süzgecinden geçmiş tartışmaların içinde olmaktan keyif ve mutluluk duyarım.

Sonraki yazılarda görüşmek üzere…